Yatak Islatma (Enürezis Nokturna)

Bir çocuğun 6 yaşını doldurmasına rağmen gece uykuda yatağını ıslatmasına enürezis ( yatak ıslatma) denir. Yaklaşık olarak 5 yaşlarında yatak ıslatma görülme ihtimali %20 olup, 10 yaşlarına gelindiğinde %5 civarında ıslatma görülmektedir. Erişkin popülasyonda ise %1 oranında görülmektedir.

Gece yatak ıslatma erkeklerde kızlara göre 1,5-2 kat fazla görülmektedir.

Altta yatan sebeplere bakıldığında, genetik faktör, sinir sisteminin  gelişimindeki gecikme, uykunun ağır olması, gece suyu vücutta tutan ADH hormonunun salgılanma yetersizliği ve psikolojik sorunlar izlenmektedir.

Yatak ıslatan çocuklarda %70 oranında genetik yatkınlık söz konusudur. ADH hormon yetersizliği durumunda böbreklerin fazla idrar üretimi, mesane kapasitesinin yetersizliği, uyanamama sorunu gibi nedenler yatak ıslatmanın %90’dan fazlasını teşkil etmektedir.

Yatak ıslatma sorunu olan çocukların ailelerinin ağız birliği yapmışcasına, çocuklarının uykusunun ağırlığını vurgulamaları ve bir çok çocuğun yatana kadar bol sıvı tükettiği alınan anamnezlerde belirtilmektedir. Bazı temel önlem ve düzenlemelerle birçok çocukta düzelme sağlanabilmektedir.

Enürezis nokturna, gerekli tedavi erken dönemde yapılmayıp, çocuğun bu durumu sorun etmesinden sonraya bırakılırsa, özgüven sorunu, içe kapanma, depresif eğilimler, başarıda azalma, içe kapanma gibi çok ciddi psikolojik sorunlara neden olabilmektedir.

Yatak ıslatmaya sıklıkla kabızlık eşlik etmekte olup, kabızlığın varlığı sorgulanıp saptanan çocuklarda, sadece kabızlığın düzeltilmesi bile yatak ıslatmasını geçirebilmektedir. Gece ıslanmaya, gündüz idrar kaçırmasının da eşlik ettiği vakalarda, durum daha ciddidir.

5 yaşını doldurup hala idrar kaçırması devam eden çocuk öncelikle bir üroloji uzmanına kontrole götürülmelidir. Çocukla sıcak ilişki kurulup, sorunun çözüleceği güvenini verip, aileyle koordine şekilde hastalığı yönetmek gerekmektedir. Bu durum düzeltilmediği takdirde fiziksel bozukluktan ziyade, çocukta psikososyal sorunlara neden olmasından korkulmalıdır.

Tuvalet eğitiminin çok erken yaşta ve baskıcı bir tutumla verilmesinin de gece kaçırmasına etkisi olduğu savunulmaktadır. Ailelerin bu hastalığın tedavisinde aceleci davranmamaları, doktorla uyum içinde olup, çocuğa baskıda bulunmamaları gerekmektedir. Ek faktörler düzeltilmesine rağmen hastalık geçmiyorsa, tedavi kesildikten sonra tekrar başlıyorsa, doktorun planına uymaya devam edilmelidir. Genetik ihtimali ağırlıklı olan bu hastalıkta, yaş ilerledikçe her yıl 10 yatak ıslatan çocuktan yaklaşık 9 tanesinin idrar kaçırmasının ortadan kaybolduğunu unutmamak gerekir. Önemli olan, bu geçiş sürecini, çocuğun psikolojik olarak en az hasarı alarak atlatmasını sağlamaktır.

Op. Dr. Kemal Topaloğlu

Bilgi ve randevu için;
0 533 053 81 23

WhatsApp chat