İdrar yolu taşlarının %80’i kalsiyum içeren taşlardır. Bu taşların oluşmasında idrardaki parçacık yoğunluğunun doygunluk seviyesini aşması önem taşır. Özellikle beslenme tarzı ve iklim özellikleri gibi çevresel etkenler idrarda kristallerin yoğunlaşıp kümeleşmesi sonucu birikip taş oluşumuna sebep olur.

Güncel yaklaşım, idrar yolu taşlarının temizlenmesi ve yeni oluşumun engellenmesi yönündedir. Son yıllarda, endoskopik yöntemlerle taşların temizlenmesi konusunda büyük aşamalar kaydedilmiştir. Taş hastalığı tekrar eden bir sorundur. Öncelikli tedavi sıvı alımının artırılması ve diyetin kişiye özel olarak düzenlenmesidir. Medikal tedavinin uzun yıllar kullanılması gerekliliği, hastaların tedaviye uyum sağlamasında sorunlara neden olmaktadır. Uygun ilaç tedavisi ve taştan korunma için kan ve idrar analizini içeren metabolik değerlendirme gerekmektedir.

Taşları boyut ve bulundukları yerlere göre tedavi yaklaşımı değişmektedir. En sık başvurulan ve ameliyatsız yapıldığı için ESWL( beden dışı şok dalgasıyla taş kırma) işlemidir. Anestezi uygulanmadan yapılan bu ultrasonik dalga ile taş kırma yöntemi 1,5 cm’den büyük taşlarda daha düşük başarı oranına sahip olmakla beraber, daha küçük taşlarda hastanın ameliyatsız olarak taştan kurtulmasını sağlayabilmektedir. Yanlış doz ve sayı uygulamaları böbrekte az da olsa hasara sebep olabileceğinden uzman doktor gözetiminde deneyimli ellerde yapılması önem taşımaktadır.

1,5-2 cm’den büyük taşlarda günümüzde en sık PNL ( perkütan nefrolitotomi)  yöntemi kullanılmakta ve başarılı sonuçlarla %90 oranında taşsızlık sağlanmaktadır. Hastanın taş olan tarafında sırt bölgesinde 1 cm’lik kesi yapılarak, böbreğe konulan tüp içerisinden taşlar temizlenmektedir. Açık cerrahiye alternatif olarak tekrarlanabilirlik ve böbreğe minimal hasar vermesi açısından tercih edilen minimal invazif yöntem olduğundan, açık cerrahinin yerini almıştır.

Lazer teknolojisinin gelişmesiyle beraber ürolojide kullanım alanı oluşup genişlemiştir.  Endoskopik aletler ile tüm idrar yoluna yönelik taş tedavisi semi-rigid (yarı sert) ve fleksible (kıvrılabilen) üreterorenoskoplarla  gerçekleştirilebilmektedir. Böbrek taşlarının 1,5 -2 cm üzeri olanlarında işlem uzun zaman gerektireceğinden etkin olmamaktadır. İdrar yoluna düşen taşlarda en sık kullanılan başarıyla uygulanan tedavi metodudur.

Açık cerrahi yöntemi artık sadece diğer yöntemlerin uygun olmadığı karmaşık vakalarda tercih edilmektedir. Hem böbreğe vereceği kalıcı hasar hem de hastanın yaşam konforuna yapacağı olumsuz etkiler nedeniyle son çare olarak başvurulmaktadır.

Taş oluşumunda rol oynayan genetik ve çevresel faktörler nedeniyle ailede taş hastalığı olan, sıcak iklim şartlarında yaşayan, az sıvı tüketen, kısa zamanda fazla miktarda kilo artışı olan kişiler taş oluşumu açısından risk altında olabileceklerini bilmelidirler.

Ülkemizde yaygın bir sorun olan idrar yolu taş hastalıklarının sebebi, son yıllarda taş analizi ve idrar biyokimyasının değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Endoskopik ve eswl tedavi yöntemleriyle taşsızlık sağlanması kolaylaşmış, hastanın diyetinin düzenlenip, sıvı alımının artırılmasıyla bu sorunun yönetiminde başarı sağlanmıştır.

Op. Dr. Kemal Topaloğlu

Bilgi ve randevu için;
0 533 053 81 23

WhatsApp chat